Gönüllülük çoğu zaman “yardım etmek” olarak tanımlanır. Oysa Kızılay çatısı altında atılan her gönüllü adım, bundan çok daha fazlasını ifade eder. Gönüllülük; ihtiyaç anında orada olmayı, görmezden gelmemeyi ve toplumsal sorumluluğu paylaşmayı seçmektir. Bu yönüyle gönüllülük bir lütuf değil, insan olmanın doğal bir sonucudur.
Kadın eli değen işler düzen ve zarafet kazanır, kadın eli değen iyilik ise daha da büyür ve duygu kazanır. Kadın gönüllüler, sahada yalnızca destek sunmaz; dokundukları her alana şefkat, düzen ve süreklilik kazandırır. Bir çocuğun göz hizasına inebilmek, bir yaşlının elini tutarken sabır gösterebilmek, bir annenin sessiz ihtiyacını fark edebilmek çoğu zaman kadın gönüllülerin doğal refleksidir. Bu yüzden kadın eli değen iyilik, sadece çoğalmaz; derinleşir, dönüşür.
Kadın gönüllülük, bireysel bir katkının ötesinde toplumsal bir dönüşüm gücü taşır. Kadınlar, gönüllülük faaliyetleriyle sadece yardım alanlara değil, çevrelerine ve ailelerine de örnek olur. Aile toplumun bel kemiğidir. Aile değerinin korunması ve güçlenmesinde, çocuk ve genç bireylerin kültürel zenginliğinde, dayanışma kültürünün yayılmasında, empati dilinin güçlenmesinde ve gönüllülüğün kalıcı bir değer haline gelmesinde kadınların rolü belirleyicidir.
Birçok kadın gönüllü, aynı anda birden fazla rolü başarıyla taşır. Evde anne, işte çalışan, sahada gönüllü… Zamanın kısıtlı olduğu anlarda bile iyiliğe yer açmak, büyük bir irade ve inanç ister. Kızılay gönüllüsü kadınlar, “vaktim yok” demek yerine “nasıl katkı sunabilirim” diye düşünen güçlü bireylerdir. Bu çoklu rol, gönüllülüğü zorlaştırmaz; aksine daha anlamlı kılar.
Saha çalışmaları insana birçok şey öğretir, birçok deneyim kazandırır. Ön yargıların ne kadar hızlı yıkılabildiğini, küçük bir desteğin nasıl büyük bir umuda dönüşebildiğini sahada görürsünüz. En önemlisi de şunu öğrenirsiniz: Gönüllülük verirken aslında siz de dönüşürsünüz. Sabretmeyi, dinlemeyi, şükretmeyi ve birlikte güçlü olmayı öğrenirsiniz.
Kızılay’da gönüllü olmak, sadece başkalarına dokunmak değil, kendinizle de yeniden tanışmaktır. Sorumluluk alma bilinci, ekip ruhu, kriz anlarında soğukkanlılık ve en önemlisi insan hayatına katkı sunmanın verdiği manevi güç… Tüm bunlar gönüllülüğün görünmeyen ama en kalıcı kazanımlarıdır.
Kızılay Kadınları için gönüllülük; bir yardım değil, sorumluluktur. Kadınların öncülüğünde büyüyen bu sorumluluk, daha güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Kızılay gönüllüleri olarak biliyoruz ki; iyilik paylaştıkça çoğalır, sorumluluk üstlenildikçe anlam kazanır.
Birlikte Daha Güçlüyüz!
Eğer siz de “Ben ne yapabilirim?” diye düşünüyorsanız, bilin ki atacağınız en küçük adım bile büyük bir iyiliğin başlangıcı olabilir. Gönüllülük; zamanı olanın zamanını, bilgisi olanın bilgisini, yüreği olanın yüreğini ortaya koymasıdır. Kızılay gönüllüsü olmak, yalnızca ihtiyaç anında orada bulunmak değil; dayanışmanın, sorumluluğun ve insanlığın bir parçası olmayı seçmektir.
Bugün bir adım atın. Çünkü iyilik beklemez, sorumluluk ertelenmez.