Afetlerde Gönüllülük: Cesaret, Dayanışma ve Risk Yönetimi
Afetler… Bir anda hayatımızı alt üst eden, planlarımızı bozan, sınırlarımızı zorlayan anlar. Depremler, seller, yangınlar ya da salgınlar... Böyle zamanlarda en çok ihtiyaç duyulan şey, yardım eli uzatacak insanlardır. İşte gönüllüler tam da bu noktada devreye girer.
Gönüllülük, sadece bir yardım faaliyeti değil, insanlığın en saf reflekslerinden biridir. Birilerinin hayatına dokunmak, zor zamanlarda destek olmak, umudu yeniden inşa etmek… Bu duygular, gönüllülüğü özel ve değerli kılar. Ama gönüllülük aynı zamanda sorumluluk ve risk barındırır.
Peki, afetlerde gönüllülük tam olarak ne demek? Hangi risklerle karşılaşabiliriz? Ve bu riskleri nasıl yönetebiliriz? Gelin birlikte inceleyelim.
Gönüllü Olmak: İyiliğin Dijital Yüzü
Günümüzde gönüllülük artık sadece fiziksel olarak bir yere gitmekle sınırlı değil. Türk Kızılay’ın gonulluol.org platformu, gönüllülüğü dijitalleştirerek herkesin katılımını kolaylaştırıyor.
Kayıt, eğitim ve görev dağılımları tek bir sistem üzerinden yapılıyor.
Gönüllüler, ilgi alanlarına ve yeteneklerine göre doğru alanlarda görevlendiriliyor.
Afet anında, coğrafi bilgi sistemleri sayesinde lokasyon bazlı yönlendirme yapılabiliyor.
Bu sayede, kriz anlarında kaos yerine koordinasyon, belirsizlik yerine planlama hâkim oluyor.
Örneğin, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri sonrası gonulluol.org üzerinden haftalık gönüllü katılımı 297’den 49.000’in üzerine çıktı. Bu, toplumun zor zamanlarda nasıl harekete geçtiğinin güçlü bir göstergesi.
Gönüllülük bir duygudur, ama yönetilmezse risk olabilir.
İşte tam da bu yüzden risk yönetimi çok önemlidir.
Afetlerde Gönüllülükte Riskler: Sadece Fiziksel Değil
Afet bölgelerinde görev almak, büyük bir fedakârlık ve cesaret gerektirir. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Afet bölgeleri risklerle doludur.
1. Fiziksel Riskler
Yaralanmalar ve kazalar
Enfeksiyon ve salgın hastalıklar
Aşırı yorgunluk ve uyku eksikliği
Koruyucu ekipman eksikliği
Örneğin, deprem sonrası yıkıntılar arasında çalışan bir gönüllünün doğru koruyucu ekipmana sahip olmaması ciddi yaralanmalara yol açabilir.
2. Psikolojik Riskler
Travmatik olaylara tanıklık etme
Sürekli kayıp ve acı hikâyeleri dinleme
Stres ve tükenmişlik sendromu
Suçluluk veya yetersizlik hissi
Kahramanmaraş depremleri sonrası birçok gönüllü, gördükleri yıkım ve acı nedeniyle uzun süre psikolojik destek aldı. Bu, gönüllülüğün duygusal boyutunun ne kadar ağır olabileceğini gösteriyor.
3. Operasyonel Riskler
Yanlış yönlendirme ve koordinasyonsuzluk
İletişim kopuklukları
Eğitim eksiklikleri
Yanlış bilgi ya da plansız bir organizasyon, yardım sürecini sekteye uğratabilir. İşte bu yüzden gönüllülerin doğru eğitim ve yönlendirme alması hayati önemdedir.
Risk Yönetimi: Cesaretin Yanında Bilgelik
Gönüllülük cesaret gerektirir ama sadece cesaret yetmez; bilgelik ve hazırlık da gerekir. Türk Kızılay, afetlerde gönüllülerin güvenliği için kapsamlı bir risk yönetimi stratejisi uygular:
Eğitim: Afet öncesinde düzenlenen eğitimlerle gönüllüler, sahada karşılaşabilecekleri durumlara hazırlanır.
Koruyucu Ekipman: Gönüllülerin güvenliği için gerekli malzemeler sağlanır.
Psikososyal Destek: Travmatik deneyimlerin gönüllüler üzerindeki etkisini azaltmak için psikolojik destek sunulur.
Teknolojik Altyapı: gonulluol.org gibi dijital platformlar sayesinde gönüllüler doğru yerde, doğru zamanda görevlendirilir.
Bu sayede, hem gönüllüler hem de afetzedeler için daha güvenli bir ortam oluşturulur.
Kahramanmaraş Depremleri: Dayanışmanın Zirvesi
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş depremleri, Türkiye’nin gördüğü en büyük afetlerden biriydi. Bu süreçte binlerce gönüllü, farklı rollerde sahada görev aldı:
Genç Kızılay gönüllüleri yardım dağıtımlarında koordinasyon sağladı.
Kızılay Kadın yapıları, kadın ve çocuklara özel destek sağladı.
Profesyonel gönüllüler, doktor ve psikolog olarak sahada kritik görevler üstlendi.
Afetzede gönüllüler, bölgeyi tanımanın avantajıyla kurtarma çalışmalarına destek verdi.
Bu çeşitlilik, gönüllülüğün sınır tanımadığını gösterdi. Ancak bu süreçte gönüllülerin karşılaştığı riskler, güçlü bir yönetim ve koordinasyonun ne kadar hayati olduğunu da ortaya koydu.
Gençler İçin Mesaj: İyilik Yaparken Kendini Koru
Genç gönüllüler, afetlerde umut ışığıdır. Ancak unutmayın:
Kendi güvenliğiniz, başkalarının güvenliği kadar önemlidir.
Eğitim almadan sahaya çıkmayın.
Psikolojik olarak kendinizi hazır hissetmediğinizde destek isteyin.
Afet bölgesinde profesyonel ekiplerin yönlendirmelerine mutlaka uyun.
Gönüllülük, sadece yardım etmek değil, sorumluluk almak demektir. İyilik yaparken kendinizi korumak, uzun vadede daha fazla insana fayda sağlamanızı sağlar.
Sonuç: Riskleri Bil, Umudu Büyüt
Afetlerde gönüllülük; umut, cesaret ve dayanışmanın birleşimidir. Ancak bu güçlü duyguların yanında bilgi, hazırlık ve risk yönetimi de gerekir.
Türk Kızılay’ın gonulluol.org gibi dijital platformları ve risk yönetimi stratejileri sayesinde gönüllülük, kaostan düzene, tehlikeden güvene dönüşüyor.
Sen de bir gönüllü olarak, sadece afet anında değil, her zaman topluma katkı sağlayabilirsin. Unutma, iyi bir gönüllü, önce kendini korur, sonra başkalarına umut olur.